Bankaların Karlarına ve Risklerine Dikkat Çeken Açıklamalar Geldi

Foreks Haber’in 2023 yılı 1.çeyrek finansal sonuç beklentileri anketi sonuçlandı. Bankalarda beklentilerini yayımlayan Goldman Sachs da vardı. S&P ise Türk bankalarında gördüğü riskleri açıkladı. S&P, ‘Türk bankalarının olumsuz piyasa duyarlılığına, artan riskten kaçınmaya ve küresel likidite azalmalarına karşı kırılgan’ olduğunu açıkladı. Avrupalı kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings de ‘Türkiye’nin mevcut politika bileşimi, ağırlaştırılmış dış dengesizliklere yol açıyor’ ifadelerini kullandı.

2023 yılı 1.çeyrek bilanço anketi sonuçlandı.

Foreks Haber tarafından 17 aracı kurumun katılımı ile düzenlenen ankete göre, ankette yer alan bankaların toplam net karında 2023 yılı 1. çeyrekte, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,5 oranında artış bekleniyor.

Borsa İstanbul’da ilk çeyrek bilanço sezonu 19 Nisan’da Arçelik ile başladı.

Aracı kurumların bilançolara ilişkin beklentileri, gıda, iletişim, sigorta ve bankacılık sektörleri başta olmak üzere borsa şirketlerinin olumlu finansal açıklayacakları yönünde oluştu. Bununla birlikte anket, banka ve şirketlerin kar ivmesinde bir miktar zayıflama beklentisi bulunduğunu da ortaya koydu.

Bankacılık sektörü bilanço dönemi ise 26 Nisan tarihinde Akbank ile başlayacak.

Sektörde, getirilen düzenlemelerle azalan TL kredi-mevduat getiri makası, TÜFE tahvil getirisinde beklenen düşüş ve yüksek faaliyet giderleri artışı, zayıf çeyreklik karlılık gelişiminin temel nedenleri olarak öne çıkıyor.

Bankacılık sektöründe öne çıkan dinamikler, TL kredilerdeki büyümenin bir önceki döneme göre hafif hızlanması, TL mevduat büyümesinin TL kredi artışının üzerinde gerçekleşmesi, TL tarafta mevduatın krediye dönüşüm oranının önceki çeyreğe göre 5 puan kadar iyileşmesi ve güçlü aktif kalitesinin artan karşılık oranları ile birlikte korunması olarak sıralanıyor.

Artan TL mevduat maliyetleri nedeniyle TL kredi/mevduat faiz makasında aşağı yönlü net eğilim, TÜFE’ye endeksli bonoların enflasyondaki gerilemeye bağlı olarak marj katkısının önceki çeyreğe göre çok daha düşük olması, kısmen önden yüklemeli karşılıklar nedeniyle komisyon gelirlerindeki güçlü seyrin devam etmesi ise karlılık tarafı için öne çıkan maddeler olarak belirtiliyor. Operasyonel giderlere ilişkin olarak, personel ve kira giderlerindeki artışın yansımasının yanı sıra deprem ile ilgili destek harcamalarına dikkat çekiliyor.

Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin 2023 yılı birinci çeyrek dönemine ilişkin konsolide olmayan finansal sonuçlarını son gönderme tarihi 2 Mayıs 2023 olarak açıklandı.

Konsolide şirketler ve konsolide olmayan bankalar için finansal sonuçların son gönderilme tarihi 10 Mayıs 2023, konsolide bankalar için ise 22 Mayıs 2023 olarak belirlendi.

Ankete, Deniz Yatırım, ÜNLÜ & Co, TFG istanbul, ICBC Yatırım, Şeker Yatırım, İş Yatırım, Halk Yatırım, Ziraat Yatırım, Oyak Yatırım, HSBC, Yatırım Finansman, Garanti BBVA Yatırım, Tera Yatırım, Gedik Yatırım, Yapı Kredi Yatırım, Ak Yatırım ve Vakıf Yatırım olmak üzere 17 kurum katıldı.

Türk banka hisselerine yönelik Goldman Sachs da geçen günlerde beklentilerini açıklamıştı.

Goldman Sachs, Halkbank (HALKB) için hedef fiyatını 4,3 TL’den 4,7 TL’ye, Vakıfbank (VAKBN) için hedef fiyatını 5,5 TL’den 6,3 TL’ye yükseltirken, tavsiyesini ‘sat’ olarak korudu. 

Akbank (AKBNK) için hedef fiyatını 18,2 TL’den 20,9 TL’ye yükseltti, tavsiyesini ‘al’ olarak korudu.

İş Bankası (ISCTR) için hedef fiyatını 7,05 TL’den 7,8 TL’ye yükseltirken, Garanti BBVA (GARAN) için 24,1 TL’den 27,7 TL’ye, Yapı Kredi Bankası (YKBNK) için hedef fiyatını 8,25 TL’den 9,34 TL’ye yükseltti, tavsiyesini ‘nötr’ olarak korudu.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, gelişmekte olan piyasa bankacılık sistemlerinin uluslararası finansal şartlardaki sıkılaşmadan kaynaklı baskı altında olduklarını, Türkiye ve Tunus’un en fazla risk altındaki 5 gelişmekte olan piyasa bankacılık sistemi arasında bulunduklarını bildirdi.

Büyük merkez bankaları para politikasını sıkılaştırmaya devam ettikçe, gelişmekte olan piyasaları etkileyen artan maliyetler ve zayıf likiditeyle birlikte finansman şartlarının giderek sınırlayıcı haline geldiğini belirten S&P, global likidite değişikliklerine karşı potansiyel olarak kırılgan ekonomiler olarak Mısır, Endonezya, Katar, Tunus ve Türkiye’yi gösterdi. 

Sıkılaşan küresel finansman şartlarının doğrudan veya dolaylı olarak bankacılık sistemlerini etkileyebileceğini ifade eden S&P, ‘Türkiye bankalarını, vadesi gelen dış borçlarını çevirme kabiliyetlerinde ani ve ciddi bir düşüş potansiyeli olması nedeniyle bu riski en çok maruz kalabilecek bankalar olarak değerlendiriyoruz’ dedi.

Temel senaryoda Türk bankalarının, hükümet ödemeler dengesi risklerini kontrol altında tutabildikçe, borç çevirme oranında ılımlı bir düşüş olsa da dış finansmana erişim kabiliyetlerini devam ettireceklerini öngördüklerini vurgulayan S&P, “Türk bankalarının olumsuz piyasa duyarlılığına, artan riskten kaçınmaya, küresel likidite azalmalarına ve yüksek finansman maliyetlerine kırılgan olduklarını değerlendiriyoruz” dedi.

Türkiye’de konut fiyatlarında artışın bankaların varlık kalitesi risklerine yardım ettiğini belirten S&P, 2023’te bankaların kredi zararlarının yüzde 3,2 artmasını ve sorunlu kredi oranının yüzde 2022 sonundaki yüzde 2,2’den yüzde 4-5 aralığında devam etmesini beklediklerini de anlattı. 

S&P, ‘Türkiye’deki takibe dönüşüm oranlarının, gecikmiş olarak kabul edilmeyen ve oranların paydasını şişiren hızlı kredi genişlemesinden etkilenen çok sayıda yeniden yapılandırılmış krediyi içermediğini kabul ediyoruz. Özellikle para politikasının yenilenmesi, liranın önemli ölçüde değer kaybetmesi ve Türkiye’yi etkileyen son doğal afetlerin etkileri nedeniyle tahminlerinize yönelik ciddi riskler görüyoruz’ ifadelerini kullandı.

Kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings Türkiye’nin mevcut politika bileşiminin ağırlaştırılmış dış dengesizliklere yol açtığını savundu.

‘Türkiye’de yıllardır uygulanmakta olan geleneksel olmayan para politikalar, yabancı yatırımcıların yerel sermaye piyasalarından çıkması nedeniyle, hükümet yerli ve yabancı para cinsinden fonlama konusunda yerli bankalara bağımlı hale geldi’ değerlendirmesini yapan Scope Ratings, yeni merkez bankası düzenlemelerinin yerel bankaları daha fazla devlet tahvili almaya zorladığını, lira cinsinden 10 yıl vadeli tahvil getirilerinin bir yıl önceki yüzde 25’ten yaklaşık yüzde 12’ye düştüğüne işaret etti.

Scope, yabancı yatırımcıların Türk hükümetinin iç borcundaki payının, 2017’deki yüzde %19,4’ten Şubat 2023’te sadece yüzde 0,7’sine düştüğüne dikkat çekti.

Türk bankalarının 2018 lira krizi sırasında bile dış finansman sağlamayı ve dış borcun çoğunu çevirmeyi başardığına işaret eden Scope, borç çevirme oranınının 2021’in ortasından bu yana yüzde 100’ün altında indiğini belirtti. Döviz swap anlaşmaları nedeniyle bankaların dövize erişiminin giderek daha fazla merkez bankasına bağımlı hale gediğini ifade eden Scope, piyasa oynaklığı dönemlerinde  belirsizliği artırdığına, refinansman risklerinin yükseldiğine işaret etti.

Scope Ratings raporunda, para politikasındaki herhangi bir kademeli normalleşme durumunda banka portföylerinde büyük kayıplar ortaya çıkabileceğini de vurguladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir