Ziyareti “Ortadoğu’nun modern tarihinde ve Suriye’nin yalnızlıktan ortaklığa geçişinde önemli bir dönüm noktası” belirten Barrack, ABD, Türkiye ve Suriye dışişleri bakanlarının üçlü toplantısına işaret ederek “Rubio, Fidan ve Şeybani ile yaptığımız kritik oturumda, ABD–Türkiye–Suriye çerçevesinin bir sonraki aşamasını şekillendirdik” dedi.
SDG’NİN ENTEGRASYONU İSRAİL İLE İLİŞKİLER
Barrack, bu çerçevenin terör örgütü PKK’nın Suriye kolu “SDG’nin yeni Suriye’nin ekonomi, savunma ve sivil yapısına entegrasyonunu, Türkiye-Suriye-İsrail ilişkilerinin yeniden tanımlamasını, İsrail ve Hamas arasındaki ateşkesi sağlayan uzlaşmanın ilerletilmesini ve Lübnan’ın çeşitli sınır sorunlarının ele alınmasını” içerdiğini belirtti.
‘SİHİRLİ bir İKSİR GİBİ’
Türkiye’nin “bir zamanlar duvarların olduğu yerde köprüler kuran sessiz ve kararlı diplomasisinin” kanıtı niteliğindeki rolünün takdiri hak ettiğini vurgulayan Barrack, “Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin, Suriye ulus devletinin tüm bölge ve tüm aşiret, din ve kültür grupları açısından yeniden canlanmasını destekleyen genişletilmiş ittifakı, sihirli bir iksir olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.