TALDANS: 30 Yıllık Yaratıcılık Serüveni

TALDANS: 30 Yıllık Yaratıcılık Serüveni 13 Haziran 2026 tarihinde Yusuf Arslan tarafından kaleme alındı. Geçtiğimiz yıl Aralık ayında Arter’de düzenlenen Uzun Cumartesi etkinliğinde, Fransa’nın Gaîté Lyrique sahnesinde sergilenen “Entr’acte” projesi kapsamında TALDANS’ın geçmişten günümüze uzanan koreografik eserleri izleyiciyle buluştu. Etkinlikte, Arter binasının mimari yapısının ritimle ilişkisi düşünülerek, daha önce sahnelenmiş bazı eserler yeni dansçılar tarafından yeniden yorumlandı. Bu süreç, geçmiş ve günümüz kuşaklarının bir araya gelerek çok boyutlu bir deneyim yaratmasına olanak tanıdı. TALDANS’ın farklı bağlamlardaki üretimleri sürerken, mekân, ses, sözcükler ve objeler arasında dans eden bedenin bitmeyen araştırma ve icra sürecinin evrimi hakkında konuştuk.

MİMARLIK, MÜHENDİSLİK VE BEDENİN KESİŞİMİ Taldans’ın hikâyesi, 1995-2001 yılları arasında Şehir Tiyatroları bünyesindeki Tiyatro Araştırma Laboratuvarı stüdyosunda başladı. Mustafa Kaplan, burada yönettiği hareket ve dans çalışmalarında çağdaş dans tekniklerinin yanı sıra tiyatrodan edindiği kararsız denge ve enerji dramaturjisi gibi yaklaşımları da kullanıyordu. İlk koreografilerinde performatif unsurlar üzerine yoğunlaşan grup, temel fizik kurallarından esinlenerek çarpışma, yansıma, yerçekimi ve momentum gibi kavramları eserlerine entegre etti. Stüdyonun kapanmasının ardından, TALDANS ismi altında yeni projelere yöneldiler. Mimarlık ve mühendislik alanındaki eğitimleri, dans ve beden çalışmalarındaki ortak bakış açılarını güçlendirdi; mekânsal analiz ve yapısal hesaplamalar, koreografik tasarımlarında onlara önemli avantajlar sundu.

Filiz Sızanlı, 1997 yılında mimarlık öğrencisi iken, Mustafa’nın Şehir Tiyatroları’ndaki akşam derslerine katıldığını belirtiyor. 2002 yılından itibaren Seksek adlı oyunla birlikte işbirliklerine başladıklarını ifade ediyor. İlk koreografik çalışmaları olan Transformaction, yaklaşık 13 dakikalık bir eser olup üzerinde bir yıl süresince çalıştılar. Bu dönemde hareket biçimleri, ürettikleri işler üzerinde doğrudan etki sağlıyordu. Bedenin ihtiyaçlarını sorgulayarak ısınma egzersizleri geliştirdiler ve bu hazırlık süreci, işlerin genel tavrını belirliyordu. İlk çalışmalarında yalnızca ikisi stüdyoda yer aldı. Mimarlık eğitiminin bir fikri geliştirme süreci, dans ve koreografide de benzer şekilde bedenin hareket üzerinden düşünülmesi ile ilerliyordu. Mekân ve zaman kullanımı, yapıların dramaturjik ilişkileri ve epizotların yapısal analizi bu sürecin önemli bir parçasıydı.

KOREOGRAFİYİ BİR ARAŞTIRMA ALANI OLARAK DÜŞÜNMEK TALDANS, koreografiyi bir araştırma alanı olarak ele alarak dansın bedeni nasıl özgürleştirebileceği ve hareketin anlamını nasıl zenginleştirebileceği üzerine yoğunlaşıyor. Üretim sürecinde ses, sözcükler, objeler ve mekânın farklı bağlamlarda nasıl yer aldığını ve bunların nasıl geliştiğini araştırıyorlar.